8 Ağustos 2011 Pazartesi

bir ıstakozun günü ve düşünceleri

"aşkım, kilometrelerce yol kat ettim, nehirleri geçip, dağları aştım. hüsrana uğradım ve ızdırap çektim. nefsime karşı koydum, ve güneşi takip ettim. böylece senin önünde duruyorum ve sana seni seviyorum diyorum..."

gördüğünüz üzere im juli'yi yeni izlemiş bulunuyorum. bir sinefil olan sevgili crowley sağolsun.

ilk başta bayağı bir önyargılı yaklaşmadım değil. bir filmi seversem 40 kere izlerim ama o filmi çok çok sevmem gerekli. im juli'de artık o filmler arasında.

daniel kadar dangalak,
juli kadar aşık,
melek kadar somurtkan
isa kadar manyak birini görmek istiyorsanız bu filmi izleyin derim. büyüklere masallar tarzı bir film olup, arada saçmaladıkları yerler de olmamış değil. sonuç itibariyle bir amelie kadar güzel. yani sonu güzel bitiyor anlayacağınız.

iki ıstakozduk biz teknede
dün çok sevdiğim bir arkadaşım, erkek arkadaşımla beraber kumburgaz'daydık. teknesiyle bizi marmaranın en uç noktalarında dolaştırdı. harika ve çok güzel bir gün geçirdik. her ne kadar sevgilim ve ben ıstakoz olduysak da dadundan yinmez bir gündü. çakıl barajı'nda, ayçiçek tarlalarında, celaliye'deki rum tarzı evlerin arasında dolaştık. arkadaşımızın sevecen ailesiye tanıştık. atatürk'ü görmüş dedesi, mutfakta harikalar yaratan yayaları (ermenicede büyükanne demek) ve tonton baba haspar amca bizi muhteşem şekilde ağırladılar. şehrin gürültüsünden kaçmak için kumburgaz gerçekten ideal bir yer. diğer yazlık yörelere göre en azından.

bu güzel günün özeti ise şu : değer verilecek insan var, insan var. kimse kalıcı değildir. saatlerce güneşin altında durma!

evlilik
kimilerine göre bir tuzak, kimilerine göre kaçış. bana göreyse çocuğunun olması için yasal bir yol.

oruçlu musun niyetli misin?
bu soruya da kılım. oruçlu musun?
yani aslında benim kıl olduğum ramazan gelince insanların 180 derece dönmesi ve bazı durumlarda tuttukları orucu neden olarak göstermeleri.

eğer, tutamayacaksan tutma. sana kimse zoraki oruç tutturmuyor.
"ama günah" dersen de işlediğin diğer günahların hesabı ne olacak derim sana.
fakirleri anlamak ya da nefsini köreltmek için oruç tutmana zaten gerek yok.

şahsıma ait düşünceler silsilesini okudunuz.

2 yorum:

toprak dedi ki...

filme çok ihtiyacım vardı sağol, kesin izlerim, benim oruç durumu hep niyet etmekle geçiyor, bir de tutabilsem :)

crowley dedi ki...

Bence de harika bir gündü. O yüzden herkese bir ayrıntıyı tekrar hatırlatayım:
Beyaz tenliyseniz mutlaka ama mutlaka güneş kreminizi sürün, gölgedeydim, güneş fazla yakmıyordu falan demeyin.
Olmadı Ateşoğlu yoğurtları diyorum!