2 Nisan 2010 Cuma

dünya fani, ölüm ani, peki aşk neci?

rüyalarım sanki bir film, bir dizi gibi. ciddiyim. aşk, entrika, macera ne ararsan var! şimdi şunu diyebilenler olabilir. çok dizi ya da film izlemen rüyalarına yansıyor. yanılır böyle bir tespitte bulunan kişi. dizi izleme gibi bir huyum yok. zaten izlenebilirliği olan bir dizi yok. film, evet çokça film izleyen biriyim. belki de o filmlerin yansımasıdır gördüğüm rüyalar.

rüyamda ne mi gördüm?

birbirini deli gibi seven bir çift. çocukları var 4 ya da 5 tane. hepsi de sarışın, böyle görsen yolda, sokakta, parfümeride falan yersin, bitirirsin. ağlamalarını senfoni dinlermiş gibi dinlersin. ben bile çocuk sevmiyorum nasıl etkilenmişim rüya olmasına rağmen görün işte.

çiftimiz çocukları olmasına rağmen "bilemediğim ve tahmin edemediğim" bir husustan dolayı ölüyor, ölmek istiyorlar. her yanı puslu, çam ağaçlarının olduğu bir bahçede iki tane ahşaptan, süslü püslü tabutlarda yatıyorlar. çocukların akıbetini bilemiyorum. sonrasında yanımda bir "adamla" tabutlara bakıyoruz. o sırada ruhları çıkıyor tabuttan. yine birbirlerine deli gibi aşıklar, bizimle konuşuyorlar falan. tabi şimdi hatırlayamıyorum tam ne konuşuldu.

ve ben çok etkilendim bu rüyadan.

bu sabah da, bizim servis şoförünün içine doğmuşcasına, servise biner binmez şu soruyu bana sorması kafamı karıştırdı. yani kafamın karışması sorudan değil, böyle bir rüya görüp sabahında böyle bir sorunun gelmesi :
-sevgilinle motorsiklete bindin. sen kullanıyorsun, son sürat hızla gidiyorsun. ve frenlerin bozuldu. kaza yapacaksın, farkındasın. sadece senin kafanda kask var onda yok. o kaskı ona verir misin?
direk şunu söyledim :
-hayır. ama bu soruyu dört yıl önce sorsaydın cevabım evet olurdu.

servise binen herkese sordu. topu topu 6 kişiyiz serviste ve herkes bayan. birisi "binmeden önce kaskı ona veririm" dedi, bir diğeri "vermem kaskımı" dedi. bir başkası direk "veririm" dedi. güldük, çok güldük hatta. çok alay ettik birbirimizin cevaplarıyla. ama sonra düşününce biz benciliz. fedakarlık kalmış gerilerde. günümüz şartları bizi bu hale getirmiş. kimisi çocuğunu düşünüp hayır dedi, birisi "benden sonra evlenmesin" diye hayır dedi. ben de kimseye güvenim kalmadığı için hayır dedim. ne acı, tek bir "insan" yüzünden diğer tüm insanlara karşı güvenin yok olması..

2 yorum:

springoss dedi ki...

Gene çok güzel bir noktaya temas etmişsiniz mirim...ellerinize fikrinize sağlık...bu devirde sadece aşk değil, insanlık denen şey farklı şekillerde yaşanıyor artık, herkes dünyayı kendi etrafında döndürüyor...birbirimize düşünmeden vermek isteyeceğimiz şeyler sadece günahlarımız, hatalarımız, kızgınlıklarımız...

cadı kazanındaki kepçe dedi ki...

:) çok tesadüfi oldu sabah sabah herşey. etkilendim azizim..

benciliz. bencil değilim diyen de yalan söylüyordur..