1 Nisan 2010 Perşembe

sanki kek gibi


obeziteye doğru yürümüyorum, koşuyorum adeta. belki ilaçların da etkisi vardır bu kilo alma durumuyla ilgili olarak.

basenlerim, göbeğim iyice büyüdü. eskiden de göbek vardı ama şimdi iyice bir kalınlaştı, büyüdü, yuvarlaklaştı.

mutlu insan mı kilo alır? o zaman, şu dünyadaki en mutlu kişi yemeyi bilendir demek lazım. en mutlu kişinin en şişman kişi olması gerek. ben o kadar da mutlu olmak istemiyorum.

mutsuzken bir günde iki kilo verdiğimi biliyorum. her zaman en mutsuz dönemlerimde, "depresyona girdim, çıkacağım bir ay sonra" dediğim dönemlerde kilo veriyorum. bu bir taraftan iyi yani at gözlüğüyle bakıldığında. diğer taraftan sevgili bünyem için zarar. sevgili bünyemin her bir uzvunun dili olsa çok şikayet ederlerdi benden.

mide : "aç be aç bekliyoruz. o aşk acısı çekiyor diye bizim günahımız ne!!??!?!? beynin bir şeyler yapması gerek!"

midemi takamayacağım ne yazık ki. bu gidişe bir dur demem lazım artık. her gördüğümü yiyeceğe benzetir oldum. rüyamda top keklerle, ıspanaklı böreklerle beraber pembe bulutların üstünde -ki o pembe bulut dediklerim pamuk şeker oluyor- beraber geziniyoruz. sonu acıklı bitiyor rüyalarımın. kekler ve börekler ağzımda bir katliama mağruz kalıyorlar. acı acı bağırıyorlar. bense bir canavar gibi yiyorum onları. hani susam sokağı'ndaki kurabiye canavarı vardı ya aynen onun gibi yiyorum etrafa pisliklerimi saça saça...

e bu vakitten sonra bana "midenin sözünü dinle" diye kimse çemkirmesin. aç kalmaya mahkum o.

eğer onu dinlersem de, ben obez olmaya mahkum olacağım..

kararım kesin..dönemem artık :(

2 yorum:

springoss dedi ki...

kararınızda başarılar dilerim mirim!!! bol sebze ve su tavsiye ederim ;)

cadı kazanındaki kepçe dedi ki...

sebze yiyorum
mesela kızartma patates patlıcan :P