12 Ocak 2011 Çarşamba

eskiye rağbet olaydı..

thunderbolt'tan sonra obsesifliğimi en aza indirgedim. bunun için mutluyum. sevinçliyim.

kadınların en zayıf noktalarından biri olan "eski sevgili sendromu" nu sayesinde kolaylıkla atlattım. bunun yanı sıra;

*ilk görüşte aşk,
*ilgi gösteren erkeğe hemencecik bağlanma,
*evlenme isteği,
*evlenip hemen çocuk doğurma isteği,
*yalnız kalıp yaşlanma korkusu
*vb. duygularım da köreldi.

bu korkuların içinde en gıcık olduğum eski sevgili sendromuydu.

eski sevgililerimi, minicik bir eve koyup, o evin altına dinamit döşeyip patlatmak en büyük arzularımdan biriydi. şimdi tınlamıyorum. şimdi çoğu insanı tınlamıyorum gerçi. çok tınsızım son günlerde. iyi bir tını yakalayamıyorum ne yazık ki. gayet tabi bununla birlikte müziğe karşı ilgim çok çok azaldı.

bu sabah, eski sevgililerimden hiç birini düşünmezken, her sabah ki gibi karşıdan karşıya geçtiğim üst geçitin son basamaklarından aşağıya inerken, insanları inceliyordum. asla basamaklara bakmam. sabah sabah kimi kadınların kokoşluğunu görmek hoşuma gidiyor. ayrım yapabiliyorum bu kadın bankacıdır ya da değildir diye. bankacı kadınlar daha bakımlı duruyorken, diğerleri biraz daha pespaye oluyorlar. küçük görmek ya da ukalalıktan demiyorum bunu. gözlem sadece. en azından benim durağımdakiler için böyle söyleyebilirim.

üst geçitten aşağıya inerken o sırada ters yönden gelmekte olan, yukarıya doğru çıkan, uzun boylu, yamuk ağızlı bir adam gözüme çarptı. yamuk ağzı şaşkınlıkla açılmış gibi durmaktaydı. bense çok önemsemeden öyle bir baktım ve indim aşağıya. sonradan o yüzü tanıdığıma kanaat getirdim. o çarpık ağız, o zayıf beden, o uzun boy.. esmerlik, hafifçe bırakılmış bıyıklar...

tek bir kişiye ait olabilirdi.
eski sevgilime. üç sene önce hunharca beni ağlatan, asla ama asla affetmem dediğim ve tiksindiğim adama aitti tüm bu saydıklarım.
jetonun sesini duydum o anda tık diye. ve sadece şunu dedim :
"Allahım, iyi ki o an tanıyıp da ağzım onun ki gibi on metre açık kalmadı!"
"seni seviyorum Allahım"

hiçbir şey olmamış gibi yanından geçmek, üçüncü sınıf insan muamelesi yapmak çok hoşmuş doğrusu. çok sevdim bu işi.

darısı diğerlerinin başına inşallah!
maşallah!

12 yorum:

francesca mckennitt dedi ki...

Çünkü bankacılara, "giyinme seminerleri" bile veriliyor. Elbette ki işleri parayla ilgili olduğundan şirketlerden, müşterilerinden birçok hediye alıyorlar. Ancak ömürleri süslenmekle geçtiği için, emekli olunca tüm bu eylemleri bırakıyorlar :)
-Bir bankacının kızının gözlemleri-

LADİN-in PEMPE PANJURLU BLOĞU dedi ki...

eskimi oda ne :)bende kokoş olmak istiyorummmm..

holywitch dedi ki...

@mckennitt bak ben bunu bilmiyodum :)bankacı olmak istiyorum

@ladin aynını istiyorum, ama kokoş bi ruhum yok ne yazık ki

uyumuycam dedi ki...

holy... darısı başımıza..

ps. bankacılara yüklenmeyin :p

holywitch dedi ki...

amin uyumuycam :)

pisiye cevap : asla ve kata!

deepblueeagle dedi ki...

:)))) bence de umursamamak unutmak geçmişi silmek iyidir.

holywitch dedi ki...

kesinlikle :))

lacrymosa dedi ki...

ben de artık utanmadan, özgürce topuklu ayakkabı giymek istiyorum. hobitim, hala topuklu ayakkabı giymeyi yakıştıramıyorum kendime. Allahım neden beni bankacı olarak şeetmedin? en azından giyinmeyi bilirdim bari...

holywitch dedi ki...

kızım sen örtmensin. benim zamanımda örtmenler giyerdi topukla ayakkabı. giysene. gerçi ben de mesleğim gereği giymeliyim ama yürüyemiyorum. :(
oysa ki küçükkene en büyük hayalimdi topuklu ayakkabı giyip takur tukur dolaşmak :(
şimdi bedbaht oldum bunu hatırlayınca :( offfffffff

lacrymosa dedi ki...

ne demişler "alışmadık şeyde don durmazmış" o yüzden korkuyom yürüyemem de rezil olurum diye. o değil de tahtanın entepesine boyum yetişmiyo, yazı yazarken tahtanın bi kısmı boş kalıyo ya, en çok ona üzülüyom :(

Profösör dedi ki...

İyi bir ders niteliğinde yazınız. Tebrik ederim. Bu topuklu ayakkabıya gelince, rahmetli halam giyerdi. Ama birgün arnavut kaldırımda yürürken ince topuğu parke taşlarının arasına sıkışarak yere düştü. sağ kolu dirsekten kırıldı.

holywitch dedi ki...

teşekkür ederim.

böyle kazalara karşı nisa taifesi dikkatli olmalı. o yüzden topuklu ayakkabıya karşı alerjim var.