9 Ekim 2010 Cumartesi

i'm not every woman

sevgilisinin sözünden çıkmayan kızlara ifrit oluyorum. henüz ortada fol yok, yumurta yok hatta tavuk yokken hangi akla hizmet kendilerini tamamiyle yeni tanıdıkları, tanımaya çalıştıkları, belki evlenseler dahi tanıyamayacakları insana bırakabiliyorlar ki? çevremde bu kızların sayısı çoktu, hala daha da var gibi. kadınlar, yönetilmekten hoşlanırlar. bunu biliyoruz. ama en erkeninden buna nasıl izin veriyorlar?

hiç böyle erkek arkadaşım olmadı, hiç yönetilmedim. tam aksine yularları hep bendeydi. ahhh ne kadar kaba bir tabir "yular". ama kusura bakmayın cano canlar, öyle adamlardı ki bu tabiri hak ediyorlar. 

-şuraya gidelim mi?
-ya canım ben gelemem, bahadırcan izin vermiyo :(
-niye yaa? bi halt yemicez, bildiğin kave içcez.
-olmaz canım yaa.. ambargo koydu :((
-s...r git be kızım!!!!!!!

sansürlü yerini çoğunlukla "yüzlerine karşı" söyleyemiyorum ama durum böyle. nasıl kızlarsınız kızım siz? babanız "hayır" dese kıçınızı yırtarsınız ama sevgiliniz tuvalete gitme dese gitmezsiniz, altınıza yaparsınız. ironik bir durum abicim. ve bu kadar ironiyi benim naçiz beynim ve ruhum kaldırmıyor ne yazık ki. herkese karşı neden aynı olamıyorsunuz ki? lezbiyen bir ilişki yaşamayacaklarına göre kız arkadaşlarınız sizinle, neden o salak erkek arkadaşlarınız sizi hiç bir yere göndermemeye gayret ediyor? madem erkek arkadaşınız bu kadar güvenmiyor kız arkadaşlarınıza o zaman arkadaşlığı keseceksiniz. 

"durum çok farklı ama :( biz evlencez" laflarıyla da gelmeyin bana. evlenince o adam sizi eve kapatır, o adamlan evlenilmez. ömrünüz boyunca özgürlüğünüzü elinizden kuş misali uçurmak için yaşadınız sanıyorum ki. hem iktidardakilerden tırsıp "türbana hayır" sloganları atıp hem de iki gün tanıdıığınız herifin boyundurluğu altına girmenize bir anlam verememekle beraber hayır duaları ediyorum hepiniz için.. 

Allah, akıl fikir ihsan eylesin size...

not : bridget jones's diary'nin ilk filmini yine izledim. böyle salak salak umutlar oluşturdum yine beynimin bir taraflarında. bak bu hoşuma gidiyor işte :)) 

.........

sevgili thunderbolt,
herkes seni sevgilim sanıyor :)) bilmiyorlar neyim olduğunu. sevgilim olamayacak kadar büyüksün hem. yanlış zaman bizim için. neyse,..

yular deyince ilk sevdiğim adam aklıma geldi. bir gün, beni çok sinir etmişti. ayrılmak istedim. bırakmadı. "ilişkimize şu andan itibaren baştan başlayalım ve ipler sende olsun" demişti. hoşuma gitmemişti inan ki. her kadın yönetilmeyi sever. o bunu bilmiyordu işte. salak herif!

o gün bugündür herkesi idare ettim, herkesi yönettim ve değiştirmeye çabaladım hoşuma gitmeyen huylarını. ama anladım ki bir adamı ne kadar değiştirmeye çabalarsan herşey bombok oluyor. sonuç felaket ve rezalet. o yaşanan acılar da aşk acısı olmuyor. 

o yüzden, artık saldım çayıra mevlam kayıra diyorum. beni değiştiremeyeceklerine göre aynı şey onlar için de geçerli. 

Hak, elbet herkesin bir eşini yaratmıştır. bundan başka lafım yok.. 

sevgiler
holy

4 yorum:

Telekinesis dedi ki...

halen böyle muhabbetler var mı; hey allam ya

holy witch dedi ki...

olmaz mı? ben ki 26 yaşındayım düşün çevremdeki kızların yaşını..

Telekinesis dedi ki...

bende 26 yaşındayım demekki bizim kuşakta sorunlar bitmiyor

holy witch dedi ki...

evet ya, bizim kuşak her bakımdan sorunlu :/ 80 ihtilalinin izleri bunlar sanıyorum.